20 Nisan 2014 Pazar
01:05

Türkiye’nin en büyük kaskocusu

Türkiye’nin en büyük kaskocusu

Otokoç, sadece otomobil satmıyor. Aynı zamanda 7 sigorta şirketinin acentesi konumunda

Otokoç, sadece otomobil satmıyor. Aynı zamanda 7 sigorta şirketinin acentesi konumunda. Otokoç Sigorta, bu yıl 100 binin üzerinde kasko ve trafik sigortası poliçesi üretmeyi hedefliyor. İşte Türkiye’nin en büyük kaskocusundan kasko ve trafik sigortalarıyla ilgili ipuçları... 
Berrin Vildan Uyanık/AKILLI YAŞAM
Otokoç Otomotiv, sattığı otomobillerin kasko ve trafik sigortasını kendi bünyesinde yapan şirketlerden biri. Allianz, Axa, Anadolu Sigorta, Aksigorta, ERGO, Güneş Sigorta ve Mapfre Genel Sigorta’nın acentesi olan Otokoç, her yıl yaklaşık 100 bin sigorta poliçesi üretiyor. Her biri aynı zamanda birer sigorta acentesi gibi faaliyet gösteren Otokoç ve Birmot temsilciliklerindeki uzman satış kadroları kaliteli, hızlı ve uygun fiyatlı hizmet anlayışıyla hizmet veriyor.
Birçok şirketin aynı anda acenteliğini yapan Otokoç Sigorta Aracılık Hizmetleri, müşterilerinin ihtiyaçlarına en uygun alternatifleri sunuyor. Trafik sigortası dışında avantajlı kasko seçenekleriyle araçları her türlü riske karşı güvence altına alıyor. Otokoç Otomotiv Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Önder Kutman, Otokoç Sigorta’nın halen 10 ildeki toplam 24 şubesiyle faaliyet gösterdiğini söylüyor.
Otokoç Otomotiv olarak sigorta-finansman hizmetlerinde sektördeki en büyük operasyonu yönettiklerini vurgulayan Kutman, “Sizin için Türkiye’nin en büyük kaskocusu diyebilir miyiz” sorusunu şöyle yanıtlıyor:
“Otokoç Sigorta Aracılık Hizmetleri tüzel kişiliğiyle 2010 yılında toplam 82 bin 862 sigorta poliçesi ürettik. Bunların 55 bin 625’i trafik poliçesi, 27 bin 237’si ise kasko poliçesi şeklinde oldu. Ocak-Temmuz 2011 döneminde ürettiğimiz toplam sigorta poliçesi ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34 oranında artış göstererek 51 bin 659’a ulaştı. Bu yılki hedefimiz 101 bin 784 adet sigorta poliçesi üretmek.” 
Kaskoda nelere dikkat etmeli?
Peki Önder Kutman, Türkiye’nin en çok sigorta poliçesi üreten şirketlerinden birinin yöneticisi olarak kasko sigortası yaptıracaklara neler öneriyor?
Kutman, ilk olarak yetkili satıcılardan araç satın alan kullanıcılara, araçlarına mutlaka kasko sigortası yaptırarak yola çıkmalarını tavsiye ediyor. Kasko sigortası yaptırırken de öncelikle hasarı çabuk ve eksiksiz ödeyen firmaları tercih etmelerini tavsiye ediyor. Kutman, “Poliçede belirtilen araç değerinin, yeni araçsa anahtar teslim satış fiyatıyla, kullanılmışsa piyasa fiyatlarıyla aynı olmasına dikkat edilmesi gerekir” diyor.
Yine araç sahiplerine poliçedeki genel ve özel şartları iyi okumalarını öneren Kutman, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kasko sigortasıyla birlikte sunulan ek teminatların içinde grev-lokavt, halk hareketleri, terör, deprem, sel ve artan mali mesuliyet gibi teminatların bulunup bulunmadığına bakılması ve bu teminatlardan istenilenlerin belirlenmesi gerekiyor. Aksi takdirde sık rastlanılan bu tür olaylar karşısında sigortalı olduğunuzu sanarak mağdur durumda kalabilirsiniz.”
Teminatlar dışında dikkat edilmesi gereken bir başka konu da primlerin ödeme tarihleri. Çünkü sigorta yapıldıktan sonra, poliçede yazılı tarihten itibaren 15 gün içinde prim taksiti ödenmediği takdirde sigorta teminatı durduruluyor. Bu tarihten sonra meydana gelebilecek hasar da sigorta şirketleri tarafından ödenmiyor
Ayrıca poliçenin enflasyona endeksli olup olmadığına, prim ödemesi karşılığında mutlaka makbuz alınmasına da dikkat edilmesi gerekiyor.
Primler neye göre belirleniyor?
Türkiye sigorta pazarında kasko sigortaları için de yeni bir dönem başladı. Çünkü yabancı sigorta şirketlerinin de Türkiye’ye girmesiyle artık dünyadaki kriterler baz alınarak müşteri bazlı fiyatlandırma yapılmaya başladı. Bu doğrultuda primlere etki eden risk kriterleri arasında aracın sınıfı, yaşı, fiyatı, markası, rengi, araç sahibinin yaşı, cinsiyeti, mesleği, yaşadığı şehir ve trafikteki sicili gibi pek çok değişik faktör yer alıyor.
Örneğin genç sürücülerin, tecrübesiz oldukları için kaza yapma ihtimalleri daha yüksek bulunuyor. Bu yüzden gençlerden daha yüksek prim talep ediliyor. Ya da istatistiklere göre kadınlar daha az kaza yaptıkları için daha az kasko bedeli ödüyorlar...
Peki Türkiye'deki kasko primleri diğer ülkelerle kıyaslandığında, verilen teminatlara göre düşük mü yüksek mi? Önder Kutman, Türkiye’deki kasko primlerinin Avrupa’ya kıyasla düşük seyrettiğini savunuyor. Ancak döviz kurlarındaki yükselişin önümüzdeki dönemde kasko primlerini artırması bekleniyor. Çünkü dövizdeki yükseliş ithal araç ve ithal yedek parça fiyatlarını artırıyor. Bu yüzden sigorta şirketlerinin hasar prim oranlarının olumsuz etkileneceğini düşünen Kutman, “Bu da kasko primlerinin yükselmesine sebep olabilir” diyor.
Primleri düşürmek için ne yapmalı?
Araç kullanıcıları kasko primlerini düşürmek için dikkat etmeli? Otokoç Otomotiv Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Önder Kutman, bu konuda tüketicilere şu önerilerde bulunuyor:
“Kasko primlerini düşürmek için araç sahiplerinin elinde bazı avantajlar var. Örneğin, güvenlik amacıyla araçlarında alarm veya immobilizer cihazı kullanan araç sahipleri, çalınma ihtimali azaldığı için daha az prim ödeme şansına sahipler. Tek veya iki sürücü indirimi alacak olan kişiler, eğer aileden başka biri de aracı kullanacaksa onun tecrübeli biri olmasına dikkat etmeli. Bu sayede kasko priminde indirim sağlayabilirler. Ayrıca hasarsızlık indiriminin de kasko primlerinin düşmesinde çok büyük etkisi bulunuyor. Bu yüzden sürücülerin araçlarını iyi kullanarak olası hasarlardan korumaları ve araç bakımlarını yetkili servislerde düzenli olarak yaptırmaları yararlı olacaktır.”

Yayınlanma:

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!



Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :